Mardin’de Gezilecek Yerler

Sırf sokaklarında gezmek için bile gidilir eski Mardin’e… Eski Mardin deniyor fotoğraflarda görmeye alışık olduğumuz yere. Oradaki evlerin günümüzdeki nüfusa yetmesi mümkün değil. Hepsi de çok eski ve tadilat yapma süreçleri meşakkatli. Bu nedenle yeni Mardin dağın arka eteğinde kurulmuş. Ancak oralarda görmeye değer pek bir şey yok, bu sebeple bu yazıda eski Mardin’i anlatacağım genelde.

Şehrin nüfusu 850 bin civarında olsa da şehir merkezindeki nüfus 175 binlerde. Turist olmayan günlerde o kadar da kalabalık değil. Ama hafta sonları turist sayısı yadsınamayacak seviyelerde. Mardin farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırıyor. Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki Mardin, son yıllarda artan sayılarda turisti cezbediyor.

Bütün sokaklarına girip çıkmak, bütün kilise, medrese ve müzeleri görmek isterseniz bence Mardin’e 2 gün ayırmanız gerekir. Eğer bir de Midyat ve Nusaybin de dahilse planlarınıza, o zaman kesinlikle 2 gün ister. Ama sadece eski Mardin’in merkezini gezecekseniz, 1 günde tamamlama şansınız var. Her zamanki önerim bu şehir için de geçerli: hafta içi gitmeye çalışın, pazarlık her zaman yapın. 🙂 Süryani şarapları, bıttım sabunları, telkariler, badem şekerleri derken alınacak da bir sürü şey bulabilirsiniz.

mardin’de konaklama

Mardin’de son yıllarda açılan otel sayısı son derece fazla. Ben şansıma burada da arkadaşlarımda kaldığım için konaklama seçeneği fazla aramamıştım. Ama gitmeden önce bir arkadaşımın önerisi üzerine bir kafe sahibi ile tanıştım. Republic Cafe, şehrin yüksek konumlarından birinde. Motorla kapısına kadar çıkabilmiştim. Sahibi, kafenin damında çadır kurmama müsade etmişti. Ancak ben daha sonra şehirde olan bir arkadaşımın davetiyle onun evine geçmiştim. Kafe sahibi sizi de kesin ağırlar, demiyorum. Olay tamamen anlık ikili ilişkilere dayanıyor. Bence onun gibi birçok kişi sizi evinde ağırlayabilir veya bahçesinde/damında çadır kurmanıza izin verebilir. İnternette arayıp bulduğum konaklama seçenekleri ise şöyle:

1- Artuklu Öğretmenevi (Eski Mardin’de değil ama otoparkı var)

2- Artuklu Kervansarayı

3- Büyük Mardin Oteli

Şehrin içinden geçen 1. Cadde’de ilerlerken de bir sürü otel seçeneği bulabilirsiniz. Araçla, özellikle motosikletle, gezenler için tabi ki kapalı otopark olması büyük bir öncelik. Ben de ona göre arama yaptım. Eski bir Mardin evinden dönüştürülmüş bir otelde kalmak daha otantik olacaktır diye düşünüyorum.

MARDİN’DE GEZİLECEK YERLER

Eski Mardin’in içinde bir çok yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Şehir dağın yamacına kurulu olduğundan merdiven çıkmaya hazırlıklı olun. Orduevi tarafında görülmeye değer bir manzara da var.

1- Mardin Kalesi

2- Deyrulzafaran Manastırı

3- Kasımiye Medresesi

4- Zinciriye Medresesi

5- Ulu Cami

6- Dara Antik Kenti ve Sarnıçlar

7- Mor Behnam Kilisesi

8- Mardin Müzesi

9- Meryem Ana Kilisesi

10- Sakıp Sabancı Kent Müzesi

11- Eski Mardin Evleri ve Sokakları

12- Midyat

13- Nusaybin

Listedeki yerleri haritada çalışıp gitmekte fayda var. Ben öncelikle şehrin merkezinde olmayanları gezerek başlıyorum. Sonra araç varsa onu park edip şehrin içinde kaybolmak daha cazip geliyor. Kasımiye Medresesi ile başlayıp, Deyrulzafaran Manastırı’nı da gördükten sonra şehre girmiştim son gittiğimde. Dara Antik Kenti ise daha güneyde ve oraya gittikten sonra Nusaybin’e de gidilebilir. Planlamanızı iyi yapın. Şehre girdiğinizde ise park yeri sıkıntısı çıkacak. Bunun için 2 tavsiyede bulunabilirim. Birincisi, şehrin alt kısmından geçen Yeni Yol Caddesi üzerinde park yeri aramak. İkincisi ise şehrin merkezindeki 1. Cadde’ye girmek üzereyken Mardin Kalesine gider gibi soldan yukarı çıkıp biraz ilerleyip park yeri aramak. Ben bu ikinci seçenekte kolayca arabamı park edebildim. Hem de Pazar günü.

Mardin kalesi

Mardin’i gözünüzde canlandırdığınızda aklınıza gelen görüntünün en tepesindeki yer. Yürüye yürüye sokaklardan geçerek çıkmanızı tavsiye ederim. Akşam vakitlerinde güzel manzarası oluyor. Kartal Yuvası da denen bu kale şehre hakim bir konumda.

Deyrulzafaran Manastırı

Süryanilerin önemli merkezlerinden biri olan bu manastır hâlâ aktif ve içinde din mensupları var. Sessiz olmamız şartıyla görevliler, manastırı gruplar halinde gezdiriyor. İbadet yerleri ve Güneş Tapınağı dahil toplam 4 bölümü gösteriyorlar. Güneş tapınağındaki inşaat işçiliği ve mühendislik takdire şayan. Şehrin güneyinde bulunuyor ve ulaşımı kolay. Giriş ücreti 10 TL, öğrenciye 5 TL. Hediyelik eşya, ev yapımı zeytin ezmesi, Süryani şarabı da satın alınabilir.

KASIMİYE MEDRESESİ

Aman hafta sonu gitmemeye çalışın. Gelinler damatlar bitmiyor. Rahatça gezemediğiniz gibi fotoğraf da çekemiyorsunuz. Yazın hafta içi gitmiştim ve bomboştu. 2 kişi gezmiştik. Bu sefer sanırım 200 kişi gezdik. O da kısıtlamalar sayesinde. Şehrin hemen girişinde olan Kasımiye Medresesi’nde İslam alimlerinin önemli buluş ve eserlerinin örneklerini görebilirsiniz. Medrese, eğitim verdiği dönemde bölgenin en önemli eğitim merkezlerindenmiş. 16. yüzyılda Mardin’de en fazla maddi kaynağa sahip medreseymiş. I. Dünya Savaşı sırasında kapanmış olan medrese, iki mescide, bir türbe ve bir çeşmeye de ev sahipliği yapıyor. Gün doğduktan sonra güneş batana kadar cephe önemli olmaksızın tüm derslikler güneş ışığından faydalanabilir. Dersliklerin kapı yüksekliği bir metreden biraz fazladır. Bu yüksekliğin özellikle tercih edildiği ve öğrencinin hocasının yanına girerken başını eğmesi için yapılması da çok güzel bir detay. 🙂

MARDİN ULU CAMİİ

Kesme taştan yapılma, Artuklu dönemi mimarisi taşıyan camiiyi görmeden gitmek olmaz. Neredeyse her şehrimizde ulu camilerimiz var. Bu da güzel örneklerden bir tanesi. Sokak aralarında kaybola kaybola yolunuzu bulacaksınız.

DARA ANTİK KENTİ VE SARNIÇLAR

Mezopotamya’nın en önemli yerleşim yerlerinden birisi olan Dara, İmparator Anastasius’un (491-518) girişimleriyle 505 yılında, Doğu Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırını Sasanilere karşı korumak için askeri amaçlı bir garnizon kenti olarak inşa ettirdiği sanılmaktadır. 4 kilometrelik alana yayılmış sur yapıları İç kale, kentin kuzeyinde ve 50 metre yüksekliğindeki tepenin üst düzlüğüne kurulmuştur. Mezopotamya ovası ile Tur-Abdin Dağlarının birleştiği yerde kireçtaşı ana kaya üzerinde kurulan kent Kaya içine oyulan yapılardan oluşmuş ve geniş bir alana yayılmıştır. Şehrin 30 km güneyinde bulunuyor ve kendi aracınız veya taksi dışında bir ulaşım seçeneği yok. Antik kentte gezilecek birkaç nokta var. Broşür alıp detaylı dolaşabilirsiniz. Sarnıçların içi yazın kavurucu sıcağında bile oldukça serin. Giriş ücreti yok.

ESKİ MARDİN EVLERİ VE SOKAKLARI

Fotoğrafçılığa ilgisi ve merakı olanlar için biçilmiş kaftan bir memleket Mardin. Şehrin rengi sepya. Gezin gezin çekin. Çocuklar ve yaşlılar daha ilgili turistlere. En azından esnafın ilgisinden farklı bir ilgi. Kiliselerin çoğu pandemi nedeniyle kapalıydı. Ben de internetten bulduğum fotoğrafları koymak istemedim. Çünkü içlerini gidip göremedim. Gittim ama kapıları kapalıydı. 🙂

YAKINLARDA

Mardin ve Diyarbakır arası 1-1.5 saat arasında. İki şehir bir plana almak daha verimli olabilir. Diyarbakır’da Gezilecek Yerleri paylaşmıştım. Şanlıurfa da yakın sayılır bence. 2 saatlik mesafede. Ama Mardin’in kendi ilçesi olan Midyat ve Nusaybin’e de uğrayabilirsiniz. Ben Nusaybin’i gezmedim. Yazın gitmiştim ve daha da güneye inip daha sıcak havada motor sürmek istememiştim. Nusaybin Beyazsu’da nehir kenarı güzel mekanlar olduğunu biliyorum. Midyat’ta ise yine tarihi evler, meşhur Sıla dizisindeki konak ve lezzetli Süryani şarapları mevcut. Daha doğuya gidecekseniz, Midyat üzerinden Hasankeyf’e de uğrayabilirsiniz.

ekstra

Mardin’de kendini Marilyn Monroe’ya benzeten ve bununla kendi reklamını yapan, ancak aslında sabun satan bu hanımefendi de şehrin simgelerinden biri olma yolunda. Dükkanı Merdin Monroe Sabun, 1. Cadde’nin sonlarında.

MARDİN’DE YEME İÇME

Mardin bence yemek kültürü bakımından kendi reklamını iyi yapamıyor ama yine de güzel yemeğin peşinden koşan birisi olarak birkaç yer buldum. Bunları ayrıca Mardin’de Ne Yenir yazımda bulabilirsiniz.

ULAŞIM

Mardin’e İstanbul, Ankara ve İzmir’den aktarmasız uçak seferleri var. Aynı zamanda neredeyse tüm şehirlerden otobüs seferleriyle ulaşmak mümkün. Motosikletle gideceklere yaz aylarında buralara gitmekten kaçınmalarını veya yaz sıcaklarına kendilerini hazırlamalarını tavsiye ederim 🙂

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s